Kangrenli Kol ve Deney - Şebnem Özbek / Açık İstihbarat
<p> <span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Ardından yaşanan Işık Koşaner’li YAŞ’da ise asker, iktidarın suçlu olduklarına dair mahkeme kararı olmamasına ve yargılamanın devam ediyor olmasına rağmen tutuklu arkadaşlarının tasfiyesini istemesi karşısında üç kuvvet komutanıyla beraber emekliliğini istemişti.</font></span></p> <p class="yiv757037917MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> </p> <p class="yiv757037917MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> <span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Neticede Koşaner’in istifasıyla Genelkurmay Başkanı olan “Özel” paşanın asker kanadını, Başbakan Erdoğan’ın da siyasi kanadı temsil ettiği 2012 YAŞ’ı; iktidar kanadının yıllardır istediği netice ile sonuçlandı. </font></span></p> <div style="display:none">acheter viagra en ligne canada <a href="http://acheterviagraenfrance.com/en/ligne-canada">acheter viagra en ligne canada</a> acheter viagra en ligne canada</div><div style="display:none">cialis forum <a href="http://blog.devparam.com/page/cialis-sarajevo-B6K.aspx">cialis bez recepta</a> cialis bez recepta</div><div style="display:none">arcoxia 90 mg wikipedia <a href="http://www.speeddatingmixers.co.uk/blog/blog/page/Arcoxia-90" rel="nofollow">read</a> arcoxia cena</div>
|
Aydınlık
Gazetesi 31 Temmuz tarihli haberinde; Deniz Kuvvetleri Komutanı
Oramiral Murat Bilgel’in GATA’da ziyaret ettiği komutana,
Haberin
devamında “Balyoz” davasından yargılanan tutuklu subayların
kendilerinden “Kangren” olarak bahsedilmesine tepki gösterdikleri ve
Genelkurmay’ın haberi yalanlamasından sadece iki gün sonra Aydınlık Gazetesinin haklılığı ortaya çıktı. Zira tutuklu tüm general ve amiraller YAŞ kararlarıyla emekli edildi.
“Özel” Paşanın Genelkurmay Başkanı olarak katıldığı bu ilk YAŞ, uzun zamandır iktidar ile askerin sorunsuz geçirdiği ilk toplantı oldu.
Hatırlarsanız bugün “terörist” olduğu suçlamasıyla tutuklu bulunan İlker Başbuğ döneminde yapılan YAŞ; iktidarın tutuklu subayların orduyla ilişkisinin kesilmesini istemesine asker kanadının direnç göstermesi nedeniyle on gün sürmüş, neticede Başbuğ birçok silah arkadaşının emekliye ayrılmasını engellemişti.
Ardından yaşanan Işık Koşaner’li YAŞ’da ise asker, iktidarın suçlu olduklarına dair mahkeme kararı olmamasına ve yargılamanın devam ediyor olmasına rağmen tutuklu arkadaşlarının tasfiyesini istemesi karşısında üç kuvvet komutanıyla beraber emekliliğini istemişti.
Neticede
Koşaner’in istifasıyla Genelkurmay Başkanı olan “Özel” paşanın asker
kanadını, Başbakan Erdoğan’ın da siyasi kanadı temsil ettiği 2012
YAŞ’ı; iktidar kanadının yıllardır istediği netice ile sonuçlandı.
DENEYDEN ÇIKARTILACAK DERS!
Deney; 2001 yılı Alman yapımı bir film. İzlemeyenler için kısaca konusunu aktarayım:
Psikolojik bir deneye tabi tutulmak üzere 20 kişi gazete ilanı ile seçilir. Bu 20 kişi çeşitli testlerden geçirildikten sonra iki gruba ayrılır.
Büyükçe
bir yer; hapishaneye çevrilir.
Gardiyan olarak seçilen 8 kişi; hayatta pek başarılı olamamış, itilip kakılmış, ezilmiş, silik kişilikli bireylerden seçilmişken; 12 mahkûm onlara nazaran daha iyi bir hayat süren bireylerden oluşturulmuştur.
Deneyin 10 gün sürmesi düşünülür. 8 gardiyan kendilerine verilen yetki ve sorumluluğu taşıyacak karakterde olmadıkları için (ki zaten o amaçla seçilmişlerdi) 12 mahkûmdan birini öldürür ve diğerlerine de işkence ederler…
Bu filmi izledikten sonra görev ve sorumluluk bilincine sahip olmayan ve o amaçla yetiştirilip eğitim almayan kişilerin, üstesinden gelemeyecekleri görevleri yaparken tıpkı filimdeki gibi nasıl hadlerini aştıklarını düşündüm.
Malum cenahın dershanelerinde ellerine sınavda çıkacak soruların verilmesi neticesinde polis olanlar; gözaltına aldıkları insanlara kadın erkek demeden şiddet kullanmaktan çekinmemekte.
Trafikte
kendisine yol vermeyen sürücüyü eşinin ve çocuklarının gözleri önünde
acımasızca döveni mi ararsınız, ailesiyle bir müzikholde eğlenirken
gözaltına alınan kadına karakolda yapılan işkenceyi mi, HES’leri veya
üniversitelerin paralı olmasını protesto eden vatandaşlara indirilen
copları mı?
Sadece ellerindeki gücü hakkaniyet adına kullanma becerisine sahip olmayan, görev ve sorumluluklarından bihaber polisler güç zehirlenmesine uğramıyor;
aynı güç zehirlenmesine sırtını siyasi iktidara dayayan, aslında adam yerine bile konmaması gereken, bir baltaya sap olamamış kişiler de böyle bir güce sırtını dayayarak kolluk kuvvetlerini duvar önüne sıralayıp “sen benim kim olduğumu biliyor musun” cümlesini kurabilecek kadar uğruyor.
Hatta kendisini yönetime getiren market sahibine “oruçluydum” bahanesiyle tekme tokat girişen yerel yöneticiler de aynı güçten zehirlenebiliyor.
Eee..
neticede “büyük kalkar küçüğe bakar.”
.
|
||||