Siyaset7 Temmuz 2012 00:00

Camiyi Kendi Paranla Yaptır - Şebnem Özbek / Açık İstihbarat

<p> &nbsp;<span style="line-height: 115%; font-size: 14pt">Bugüne kadar kamusal alanları, sit alanlarını, tarihi binaları kılıfına uydurup yandaşlarına verdiğine göre, Çamlıca tepesine yaptıracağı cami alanının ederini de bir zahmet hazineye ödesin ve inşaata öyle başlasın.<br /> <br /> <span style="font-weight: bold">Neticede kendisi dünyanın sayılı zengin devlet adamlarından biri. Kaldı ki Başbakanın nazarında paye almak isteyen bir dolu müteahhit vs. işadamı olduğuna göre para sorunu çekmez, neredeyse bedavaya yaptırır.</span></span></p> <div style="display:none">cialis 5mg prix en pharmacie <a href="http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie">cialis 5mg prix en pharmacie</a> cialis 5mg prix en pharmacie</div><div style="display:none">cialis sample coupon <a href="http://bilgecammakina.com/pages.asp?Id=2">cialis manufacturer coupon 2016</a> cialis manufacturer coupon</div>

Camiyi Kendi Paranla Yaptır

Şebnem Özbek - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

07.07.2012


Başbakan Çamlıca tepesine cami yaptıracakmış. Bırakın bizi İstanbulluların bile görüşü alınmadı cami isteyip istemedikleri hakkında.

Başbakan izin ve görüşümüzü almadan İstanbul’un en yeşil tepesine hem de devasa bir cami yaptıracaksa bizim de ona “kendi paranla yaptır!” deme hakkımız var.

Bugüne kadar kamusal alanları, sit alanlarını, tarihi binaları kılıfına uydurup yandaşlarına verdiğine göre, Çamlıca tepesine yaptıracağı cami alanının ederini de bir zahmet hazineye ödesin ve inşaata öyle başlasın.

Neticede kendisi dünyanın sayılı zengin devlet adamlarından biri. Kaldı ki Başbakanın nazarında paye almak isteyen bir dolu müteahhit vs. işadamı olduğuna göre para sorunu çekmez, neredeyse bedavaya yaptırır.

Başbakanın; hâlihazırda 2 milyon 500 bin kişi işsizken, dulun, yetimin, şehit yakınının, memurun maaşına yüzde 4 zam verirken söylediği “daha fazlasını verirsek Yunanistan’a benzeriz” sözünü hatırlayıp bu iş için benim, bizim, hepimizin ödediğimiz vergileri kullanmaması erekir.

Sahi Başbakan İstanbul’un Sultanahmet Camisiyle yarışacağı söylenen ve 15 bin metrekare inşaat alanına sahip bir caminin giderini vergi dilimini arttırarak verdiği zammı geri aldığı memurlardan mı çıkartmayı düşünüyor acaba?

Dediğim gibi; madem ki 10 yıldır bu ülkeye yaptıkları yetmedi bir de ileride “bu camiyi de Erdoğan yaptırmıştı” densin istiyor o halde hazinenin değil kendi kesesinin ağzını açsın.

Çünkü bu ülkenin İstanbul için gereksiz olan şaşalı bir camiye verecek parası yok.

DEMOKRATİK TÜRKİYE’DE SEL

İki yıl önce İstanbul’da yaşanan sel felaketinde Başbakan Erdoğan şu açıklamayı yapmıştı:

“Kalkar dere yatağına bina yaparsak, derenin intikamı ağır olur”

Başbakan haklı; imar planları işin uzmanları tarafından bir takım kriterler dikkate alınarak yapılır. Dere yatağı gibi yerlere ev, düşük yoğunluklu imar izni verilen yerlere ise ticari yapılaşma için imar izni verilmez.

Haberlerde izliyoruz, TOKİ yetkilileri yaptıkları ve 9 kişiye mezar olan binaları savunmak için şu açıklamayı yapıyor:

“biz iki yıl önce gecekonduları alıp bu binaları dikmesek felaket daha büyük olurdu”

Haklılar. Böyle bir durum söz konusu olsaydı gerçekten de çok daha kötü bir manzarayla karşılaşırdık. Ancak bu açıklamaları kendilerinin de tıpkı o gecekondular gibi dere yatağına bina dikmiş oldukları gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

Bu gerçek ise bizi iki sonuçtan birine götürüyor.

Ya TOKİ’de çalışanlar bina yapımı için gereken kriterlerden habersiz ya da

“Canik Deresi, Başbakan Erdoğan’ı arkasına almış TOKİ binalarından intikam almaya çekinir!”


diye düşündüler.

Bizdeki tüm bu sel felaketi karşısında; hükümet ve bürokratların tutumunun, hiç suçlarının olmadığı yönündeki demeçlerinin aksine, dünyada kendini yaşanan felaketlerden sorumlu hisseden, oturduğu koltuğa yapışmayan, birilerini suçlamak yerine siyasi sorumluluğunu yerine getirmek için istifa eden politikacılar da var:

Yaklaşık 750 kişinin ölümüne yol açan Morakot Tayfununun yol açtığı felaketin ardından “Tayvan Başbakanı”,

43 yolcu kapasiteli gemiye 74 yolcu aldığı için batan ve 22 kişinin ölümüne neden olan gemi kazasında kendini sorumlu hissedip aynı gün istifa eden “Makedonya Ulaştırma ve İletişim Bakanı”,

Gene 79 kişilik feribotta 149 kişinin bulunması nedeniyle feribotun batması sonucu 2 kişinin ölmesi ve 93 kişinin kaybolması sebebiyle istifa eden “Tonga Ulaştırma Bakanı”,

Domuz gribi nedeniyle ölümlerin 26’yı bulması neticesinde istifa eden “Arjantin Sağlık Bakanı”,

Bir silah fabrikasındaki patlama sonucu 26 kişinin ölmesi nedeniyle istifa eden “Arnavutluk Savunma Bakanı” gibi.

Son günlerde “Demokrasi” havariliğine soyunmuş, Erdoğan ve AKP sayesinde Türkiye’de demokrasi rüzgârları estiğini iddia eden kişiler; demokrasi kültürü oturmuş, gelişmiş ülkelerden değil, Tonga’dan bahsediyoruz!

Bilmem anlatabildim mi?



Açık İstihbarat @ 2012