Ha Gayret Neo-İttihatçılar; Ülkeyi Savaşa Sokmanıza Az Kaldı!
(Açık İstihbarat: Zamanında Almanya için ek cephe açan İttihatçı damarın günümüzdeki temsilcisi AKP'nin başındaki neo-Enver ile Türkiye, Suriye ile savaşa bir adım daha yaklaştı. Davud'un oğulları elleri ovuşturarak tabloyu seyrederken,Davudoğlu'nun sırf sorun politikası sonucu bugün 5 vatandaşımızı daha kaybettik.İttihatçılar koca bir imparatorluğu Balkanlarda tuzağa sürdüler; neo-İttihatçılar bu gidişle koca bir ülkeyi Ortadoğu batağına sürecekler.Bugünler iyi günlerimiz. Haziranda yayınladığımız yazıyı tekrar hatırlatıyoruz. ) ------------------ Suriye'nin hava savunma sistemini ayrıntılı incelediğinizde ; hava savunma sisteminin en zayıf noktasının Suriye'nin batısı değil, Türkiye'ye komşu olan kuzey tarafı olduğunu görürsünüz. O yüzden İsrail uçağı , Türkiye üzerinden yolu uzatarak Suriye hava sahasını kuzeyinden ihlal ederek bombalamasını gerçekleştirmiştir. Ve bu yüzden Türk uçağı Suriye'nin hava sahasının batısında birilerinin oyununa yem edilmiştir. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciefusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnecialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
|
Suriye'nin hava sahasını çok kısa süreliğine de olsa ihlal eden bir jete karşı, standart angajman kurallarını gözardı ederek bu kadar sert ve ani bir tepki vermesinin arkasındaki sebeplerden biri de AKP'nin bizzat kendisidir. AKP iktidarı ; İsrail'in Türkiye hava sahasını kullanarak, Suriye'nin topraklarını nükleer tesis bahanesi ile bombalamasına göz yummuştur. O kadar ki, İsrail uçakları, Hatay üzerinde yakıt tanklarını bırakacak kadar rahat hareket etmiştir. Suriye'nin hava savunma sistemini ayrıntılı incelediğinizde ; hava savunma sisteminin en zayıf noktasının Suriye'nin batısı değil, Türkiye'ye komşu olan kuzey tarafı olduğunu görürsünüz. O yüzden İsrail uçağı , Türkiye üzerinden yolu uzatarak Suriye hava sahasını kuzeyinden ihlal ederek bombalamasını gerçekleştirmiştir. Ve bu yüzden Türk uçağı Suriye'nin hava sahasının batısında birilerinin oyununa yem edilmiştir. İsrail istihbaratının gölge yayını Debka'nın bu olayla ilgili, "İsrail'le ilişkiler kopması sonucu F4'lerin modernizasyonu sekteye uğradığı için, son sistemlere F4'lere takılamadı. Bu yüzden de Rusların Suriye'ye yerleştirdiği hava savunma sistemlerine kolayca yem oldular" mealindeki yorumlarını da not etmek gerekir. "İsrail'le bozuşursan uçağın düşer" mesajı , jet krizini yorumlamak için ek bir kanal sunmakta. Doğu Akdeniz ve bunla bağlantılı olarak Ortadoğu'da bütün stratejik derinliğimizin tehdit altında olduğu bugünleri "stratejik derinlik" üzerine kitaplar yazan ve "sıfır sorun" politikası ile övünen bir Dışişleri Bakanı döneminde yaşamamızın ilahi bir tesadüf olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat aslında yaşanan 100 yıl sonra , emperyalizmin çıkarları doğrultusunda ülkeyi uçuruma sürükleyecek şekilde yeniden hortlatılan bir İttihatçı zihniyet ve bunun günümüzdeki tezahürü Neo-İttihatçı AKP'dir. Eğer İttihatçılık, "hürriyet" / "demokrasi" adına eski vesayeti yıkıp, yerine kendi vesayet sistemini getirmekse AKP , Neo-İttihatçıdır. Eğer İttihatçılık, başat emperyal gücün gazına gelip, onların çıkarlarına uygun bir şekilde cepheler açmaksa, AKP Neo-İttihatçıdır. Eğer İttihatçılık, demokrasi naraları ile iktidara gelip, iktidarını garanti altına aldıktan sonra kendisini eleştiren herkesi mahkum etmekse, AKP Neo-İttihatçıdır. Eğer İttihatçılık, ülkeyi kimlik oyunları ve mühendislikleri üzerinden, binbir pazarlıkla kurtarabileceğini varsaymaksa, AKP Neo-İttihatçıdır. Ve eğer İttihatçılık, elin eşeği ile sınıra yürümekse , AKP Neo-İttihatçıdır. Ve bugün AKP, İttihatçıların aynen 100 yıl önce yaptığı gibi, Batı emperyalizminin kardığı kartlarla yüzyılın pokerini oynamaktadır. Bir ülkenin kaderi ile , kendi hırsları uğruna bu kadar kolay oynamak İttihatçılıksa, AKP Neo-İttihatçıdır. Ve Batı'nın adım adım kurguladığı oyunda gönüllü rol alan AKP, Türkiye'yi savaşa sürüklerken , yeni bir Sarıkamış sapağının eşiğindeyken durup bir daha düşünmelidir. Tarihsel derinlik içinde Suriye neye denk düşer... AB-D neye denk düşer... Abdülhamid neye denk düşer... Enver neye denk düşer... Mustafa Kemal neye denk düşer... Bütün bunların ortasında Tayyip Erdoğan neye denk düşer? B.G
|
||||