Siyaset7 Mayıs 2012 00:00

Takvim Gazetesine ve Askerden Daha Sert Selam Çakan Sivillere Açıklama - Ali İhsan Gürcihan / Açık İstihbarat

<p> <span style="font-size: 14px">&nbsp;Bu nedenle de,benzeri yakıştırma ve söylemlerin bazı asker ya da sivil ilkesiz,seviyesiz kişiler&nbsp; üzerinden alınan yalan yanlış bilgilerle maksatlı,planlı ve <span style="font-weight: bold">organize bir şekilde Silahlı Kuvvetler dışında birilerince&nbsp; üretildiğine inanıyorum.&nbsp; </span><br /> <br /> <span style="font-weight: bold">Hasan Celal Güzel diye bakanlık yapmış birinin böyle bir senaryoya&nbsp; inanarak onu kullanmasına da anlam veremiyorum</span>.Eğer kendisinin aksi bir iddiası yoksa onun bu&nbsp;kirli kampanyada rolü ve konumu olamayacağı düşüncesi ile sadece kişisel bir hata&nbsp;olarak değerlendirmeyi tercih ediyorum.<br /> <br /> Şunu açıkça ve gururla ifade edeyim ki; </span></p> <div style="display:none">cialis coupons printable <a href="http://blog.suntekusa.com/page/Free-Printable-Cialis-Coupons">link</a> discount prescription drug card</div><div style="display:none">cialis sample coupon <a href="http://bilgecammakina.com/pages.asp?Id=2">cialis manufacturer coupon 2016</a> cialis manufacturer coupon</div>

Takvim Gazetesine ve Askerden Daha Sert Selam Çakan Sivillere Açıklama

Ali İhsan Gürcihan - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

07.05.2012


Takvim gazetesi köşe yazarı Ergün Diler, 5 Mayıs 2012 tarihli gazetedeki köşesinde “cunta” tanımlaması ile bir şema yayınladı.

Kendisinin de ifade ettiği gibi 1997’de ortalıkta dolaşan ne idüğü ve kimler tarafından hazırlandığı belirsiz bir şema.

Şemada adım geçtiği için Ergün Diler’i arayarak Pazar günü kendisine,gerçekle ilgisi olmayan böyle bir şema konusunda duyduğum rahatsızlığı ifade etmeye ve konuşma akışı içerisinde bahsi geçen  bazı soruları da yanıtlamaya çalıştım.

Aramızda geçen görüşmenin içeriğini genel hatları ile 7 Mayıs tarihli köşesinde yayınladı.

Esas ve özü itibarı ile konuştuğumuz doğrultuda yayınladığı yazı için teşekkür ediyorum.

Ancak  yazısında katılmadığım aşağıdaki bazı ifade ve vurguların telefonla yapılan görüşmedeki karşılıklı iletişim zorluğundan kaynaklandığını düşünüyorum.

Açıklayıcı ve tamamlayıcı olarak şunları belirtmem gerektiğine inanıyorum:

Şemada ben dahil adı geçen tanıdığım bazı isimler hakkında,özellikle terfi dönemlerinde “Alevi,Ateist vb gibi”kaynağı meçhul  mektup,yazılar çıktığını ve şemanın bu açıdan birileri için özel bir maksadı olabileceğini düşünüyorum.Gerçekle ilgisi olmayan şemaya birbiri ile hiçbir bağlantısı olmayan bu isimlerin seçilmesinde de bu açıdan özel bir amaç olduğunu değerlendiriyorum.

Ancak bu konunun kesinlikle bir fişleme değil,sadece ve sadece ortalıkta dolaşan kaynağı meçhul mektup ve yazılardan ibaret olduğunu da vurgulamak istiyorum.

Bugün olduğu gibi o tarihte de rahatsız edici bir durum  idi ama ne yazık ki bazı kişi ve basın organları bu tür çirkinlikleri konu edebiliyordu.

Böyle yakıştırmaların amacı elbette birileri için maksatlı idi ama Silahlı Kuvvetlerin bu tür çirkin yaklaşımları hiçbir şekilde dikkate almadığını ve köklü sistemi içerisinde bu tür saçmalıklara  yer vermediğini ve önümüzün kapanması ya da açılması gibi sokak kültürü bir yaklaşımın da kesinlikle söz konusu olmadığını düşünüyorum.

Bu nedenle de,benzeri yakıştırma ve söylemlerin bazı asker ya da sivil ilkesiz,seviyesiz kişiler  üzerinden alınan yalan yanlış bilgilerle maksatlı,planlı ve organize bir şekilde Silahlı Kuvvetler dışında birilerince  üretildiğine inanıyorum. 

Hasan Celal Güzel diye bakanlık yapmış birinin böyle bir senaryoya  inanarak onu kullanmasına da anlam veremiyorum.Eğer kendisinin aksi bir iddiası yoksa onun bu kirli kampanyada rolü ve konumu olamayacağı düşüncesi ile sadece kişisel bir hata olarak değerlendirmeyi tercih ediyorum.

Şunu açıkça ve gururla ifade edeyim ki;

Emekli de olsam,ben BİR HARBİYELİ olarak aldığım eğitim ve öğretim doğrultusunda bu Ülke’nin kuruluş felsefesini,laik cumhuriyet değerlerini ve bunların tümünü özünde ideoloji halinde bütünleyen ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİ savunan ve ömrünün sonuna kadar da buna sadakat duymaya yeminli bir askerim.                                                    

Bu inanç ve duruşun da DEMOKRASİ ile hiçbir sorunu olmadığını düşünen,darbeci bir zihniyet olarak suçlanamayacağını iddia eden samimi bir demokratım.

Ancak bu düşünce ve yaklaşımları darbe yanlısı ve demokrasi dışı kabul eden önyargılı kişiler  ve cumhuriyetle hesaplaşmak isteyenlerin , ele geçen her fırsatta özellikle askerleri suçlu konumuna sokmak istemesini bu Ülke’nin vatandaşı olarak anlayamıyorum.       

İleri demokrasi görüntüsü altında hukuku hiçe sayan bu hesaplaşmanın Ülke ve Millet’e en az darbeler kadar zarar verdiğini düşünüyor geleceğimiz adına kuşku duyuyorum..

Bu kindar ve toptancı sahte demokrat  yaklaşım  ile de,ne yazık ki Ülkemizde büyük haksızlıklara neden olunduğunu, at izi ile it izinin özellikle birbirine karıştırıldığını ve bu nedenle de birçok Harbiyeli’nin  mağdur edildiğini düşünüyorum.

Açıkça ve kısaca ifade ettiğim ve her zaman her ortamda savunduğum bu görüş dışında, 28 Şubat’la ilgili ne özel bir görüşüm,ne bir ilgim bulunmadığı gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bilinen hiyerarşik yapısı dışında ne görünen ne de görünmeyen hiçbir  yapılanma içerisinde yer almadım.

Köşe Yazarı Ergün Diler’in ikinci yazısında da dolaylı bir şekilde  vurguladığı ya da öyle anlaşılması mümkün şahsıma yönelik 28 Şubat yaklaşım ve bağlantısını abartılı bir değerlendirme ve zorlama bir yaklaşım olarak kabul ediyorum.   

Kendi açıklamalarının yanı sıra bu açıklamama da köşesinde yer verileceğine inanarak saygılar sunuyorum.

Not :

1- Ergün Diler’in 7 Mayıs tarihli yazısının sonundaki “Not”bölümünün benim açıklamalarımla bir ilgisi olmayıp tamamen kendi görüşünü kapsamaktadır.

2- Benim açımdan hiçbir önemi ve anlamı olmadığı halde yazımın içeriğinde mezhep odaklı bir açıklama yapmak zorunda bırakıldığım için tüm okurlardan ve kendini yazıya muhatap görenlerden özür diliyorum.
                                                                                      7 Mayıs 2012





Açık İstihbarat @ 2012