Medya6 Mayıs 2012 00:00

Ahmet Tezcan Genelkurmay'a Basın Müşaviri mi Olmak İstiyor(!)-Açık İstihbarat

Tayyip Erdoğan'dan gördüğü 'haksızlığı' yıllardır içinde biriktirdiği anlaşılan Ahmet Tezcan, daha fazla dayanamadı ve kendi içinde bulunduğu durumla hiç de âlakası olmayan Bekir Coşkun'a patladı. Coşkun'un Genelkurmay'ın sert açıklamasına neden olan yazısını sözümona 'eleştiren' Tezcan, beyefendiliği tamamen bozmakla kalmayıp "Ahmet Tezcan'ın bu derece asker dostu olduğunu bilmiyorduk" diye de düşündürdü.. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardssitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effects

Tayyip Erdoğan'ın eski basın müşaviri Ahmet Tezcan hoşgörülü, esprili ve entellektüel kişiliği ile memurluğunu yaptığı cenahın karşısında olanların bile kalbini kazanmış ender "AKP'lilerdendir".

Başbakanlık'ta geçirdiği 3 yıllık süre içerinde kimseyi kırıp dökmeden, ikna edici bir üslupla yapmaya çalıştı görevini. Tayyip Erdoğan'ın bütün öfke patlamalarına rağmen Akif Beki kadar antipatik olmayı ve basın özgürlüğüne karşı ağır suçlar işlemeyi başaramadı örneğin...

Ahmet Tezcan, Tayyip Erdoğan ve çevresindeki çıkar grubunun kurduğu düzende yer bulamadı. Gazete patronlarına telefon ederek muhabirleri işten attıran, doğru haberleri yalanlayan, Başbakanlık'ta görev yapan gazetecilere Hitler döneminde bile uygulanmamış yasaklar getiren Akif Beki, "köşe yazarı" ve "genel yayın yönetmeni" olarak "gazetecilik" mesleğine üst perdeden devam ederken, Ahmet Tezccan'a bankamatik memurluğu ve adı sanı bilinmeyen internet sitelerinde köşe yazarlığı nasip oldu.

Bu 'haksızlığı' yılldardır içinde biriktirdiği anlaşılan Tezcan, daha fazla dayanamadı ve kendi içinde bulunduğu durumla hiç de âlakası olmayan Bekir Coşkun'a patladı. Coşkun'un Genelkurmay'ın sert açıklamasına neden olan olan yazısını sözümona 'eleştiren' Tezcan, beyefendiliği tamamen bozmakla kalmayıp "Ahmet Tezcan'ın bu derece asker dostu olduğunu bilmiyorduk" diye de düşündürdü.

Onca hizmet ettikten sonra geri planda kalmanın öfkesinden kendisini kurtaramadığı anlaşılan Tezcan, "Acaba Genelkurmay'a basın müşaviri mi olmak istiyor" sorusunu da akla getirmedi değil...

Böyle bir şey mümkün müdür; Tayyip Erdoğan, Tezcan'ın kıyıda köşede kalmış sitelerde yayımlanan bu yazısını okuyup da "Tak-Şak Paşa'ya" "Tezcan tiz basın müşavirliğine getirile" talimatını verir mi bilinmez. ("Sivilleşmede" tam gaz gidilirken neden olmasın?)

Şimdilik,Tezcan, ağzını bozduğuyla kalacak ve "TSK'yı fuhuş yuvası olarak gösteren yazılara neden sesin çıkmadı?" sorusuna muhatap olacak gibi görünüyor.

İşte Ahmet Tezcan'ın www.gazetepusula.net adlı internet sitesinde yayımlanan ve www.gazeteciler.com tarafından alıntılanan o "yazısı":

************

 

"Bekir Coşkun'a bir muhtıra da Tezcan'dan

Dün 12:37 CumartesiAhmet Tezcan, Bekir Coşkun'un tepki çeken "Paşa" başlıklı yazısı nedeniyle Genelkurmay bildirisini gölgede bırakan suçlamalar yöneltti.

GAZETECİLER.COM
Ahmet Tezcan,Cumhuriyet yazarı Bekir Coşkun'u hedef aldığı yazısında ağır ifadeler kullanırken sert suçlamalarda bulundu. Coşkun'un Genelkurmay'ı hükümet karşsında pasif olmakla eleştirdiği yazısında Genelkurmay Başkanı'nı köpek yerine koyduğunu belirten Ahmet Tezcan, "Hoşt" başlıklı yazısında açtı ağzını yumdu gözünü. gazetepusula.net'de yazan Ahmet Tezcan, Bekir Coşkun'un bildiriye konu olan "Paşa" başlıklı yazısını alıntıladıktan sonra Cumhuriyet yazarı için Genelkurmay bildirisini gölgede bırakan suçlamalar yöneltti. İşte Tezcan'ın yazısındaki ilgili bölüm:

Halkı aptal yerine koyanların zekası bu kadar işte!

Alışmışlardı işlerine daha doğrusu patronlarının işine gelmeyen iktidarı devirmek için askeri tahrik edip halkın üstüne salmaya. Şimdi bu zevkten, keyiften, hazdan mahrum kaldılar. Dertleri o.

Darbe yapmıyor, muhtıra vermiyor diye Genelkurmay Başkanı’nı köpek yerine koyup, omzundaki yıldızları tasma olarak tasvir eden bu aşağılık zeka, yıllar boyunca patronunun en küçük yanlışına gık diyememiş bir kuru kursak olarak yaşamıştı.

Sermaye gölgesinde nemalana nemalana yeşerip, “ben oldum artık millete istediğim gibi hakaret ederim” ayrıcalığına sahip olduğunu zannetmişti.

Bu yaratık türünü doğuran, emziren, besleyip büyüten bir sistem vardı çünkü.

O sistem ilk kez yalpaladı, sarsıldı, yeri öptü.

Halkın peşpeşe patlattığı üç tokattı o asalak güruhu besleyen sisteme yer öptüren.

Bu yüzden halk düşmanı kesildiler.

Bu yüzden halka “göbeğini kaşıyan adam” dediler.

Bu yüzden halkı “bidon kafa” ilan ettiler.

Halkın villalarındaki köpek kadar değeri yoktu gözlerinde.

Öldüğünde anısına kitaplar yazacak kadar yücelttiler köpeklerini.

Gölgesinde beslendikleri sermaye gruplarının sömürdüğü insanlar, yoksul Anadolu insanları umurlarında bile olmadı.

O insanlar kendi gelecekleri adına sandığa oy attıklarında, onlar halkı taş yağmuruna tuttular.

Askeri dürttüler, yargıyı dürttüler, üniversiteleri dürttüler.

28 Şubat en bariz örneğidir, dürte dürte adını postmodern koydukları darbe ile hükümet devirip, halkın defterini dürüp kasasından yaklaşık 80 milyar doların peşkeş çekilmesine vesile oldular.

Şimdi bunu tekrar yapamamanın öfkesiyle salyalı satırlarla saldırıyorlar.

Ellerinden gelse, güneşe çıkmaktan çekinmeseler, kendi gölgelerinden korkmasalar gerçek satırlarla halka saldırmaktan da çekinmezler asla.

28 Şubat’ta “Gerekirse Silah Kullanırız” manşetiyle gösterdiler bunu.

Attıkları iftiralarla gösterdiler.

Sokakta üniversiteli genç kızların başındaki örtüyü parçalamaya kalkanları yücelterek gösterdiler.

Şimdi yapamıyorlar.

Onlara teşne kalmadı zira.

Korkuyorlar. Yediklerinin kusturulmasından korkuyorlar. Hukuktan korkuyorlar. Haktan korkuyorlar. Ve elbette halktan korkuyorlar.

O yüzden bir zamanlar sırmalı kapısından geçerken yerlere kadar eğildikleri Genel Kurmay Başkanlığı’nı hedef alıp, Genel Kurmay Başkanı’na hakaret ederek saldırıyorlar.

Aynaya bakmadan, kendi sıfatlarını ona yüklüyorlar.

Ne dersiniz bunlara siz?

Hani size “göbeğini kaşıyan adam” dediğinde söylemiştiniz lisan-ı hal ile.

İşte o!

“Hoşt!” mu demiştiniz?"