|
|
"Ergenekon" sürecinde OdaTV dalgası üzerinden; milletten vazgeçtik , ilgili kamuoyunun bile hafızasında boşluklar oluşturacak zaman geçti.
Soner Yalçın ve ekibinin gözaltına alınması ile birlikte ortaya saçılanları hatırlayın. Baykal'ın Halk TV'yi OdaTV'cilere satmak istememesinden tutun da, İklim Bayraktar vakasına kadar bir dizi olay ortalığa saçılmıştı.
Bu açık istihbarat şenliğinin en ilgi çekici karakterlerinden biri "göbekli Türk amca" görünümlü İsrailli Rafael Sadi ve OdaTV'deki mesaisi idi.
Bu zatın, OdaTV'nin çizgisini İsrail sempatizanı yazıları ile belirlemesi ile ilgili bir dizi iddia gündeme geldi. OdaTV'nin "düşmanımın düşmanı dostumdur" ilkesi çerçevesinde AKP'ye muhalefet edeyim derken İsrail'in karasularına girmiş olduğunun açık emareleri uzun süredir yazılarında gözlemleniyordu ve bu çizginin zamanlaması Rafael Sadi'nin OdaTV mesaisi ile uyuşuyordu.
Fakat nedense, OdaTV başlarda görmezden geldiği "Ergenekon" sürecinde karaya oturunca, gemiyi ilk terkeden Rafael Sadi oldu. Aylardır sayfalarını kullandığı sitedeki yazar arkadaşları tek tek gözaltına alınırken, tek bir satır yazma ihtiyacı hissetmedi. Sırra kadem bastı.
Bu süreçte OdaTV'nin, AKP'ye karşı İsrail tarafından kullanıldığı yolunda tezler dile getirilirken, OdaTV soruşturması derinleşti.
Fakat ilginçtir ki, OdaTV dalgası sırasında sıkça gündeme gelen İsrailli Rafael Sadi ismine savcılar da dokunmamayı seçti. OdaTV iddianamesinde Rafael Sadi'den tek satır sözedilmemişken, sadece sonda, "Rafael Sadi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği" yeraldı.
Savcılığın bu ifadesinden anlaşıldığı üzere Rafael Sadi bir 'soruşturma' geçirmişti. Öyle ya, soruşturmaya tabii olmayan biri hakkında neden "kovuşturmaya yer yoktur" kararı verilsin? İyi ama iddianamenin bütününe bakıldığında , yurtdışında yaşayan bir Türk ve İsrail vatandaşı olan Sadi ne gözaltına alınmış, ne ifadesinin alınması için İsrail makamlarına başvurulmuştu.
Soner Yalçın'ın kitabında yer verdiği savcılık sorgusuna bakılırsa, savcı Yalçın'a Sadi ile ilgili soru da yöneltmedi!
Peki bu durumda Sadi hakkında "kovuşturmaya yer olmadığına" nasıl karar verildi?
Halbuki AKP istese OdaTV soruşturması üzerinden bir taşla iki kuş vurabilir ve Rafael Sadi hikayesinin derinliklerinden, sözde cephe aldığı İsrail'e karşı çok ciddi kozlar ortaya çıkarabilirdi. "Ulusalcılar AKP'ye karşı ABD ve İsrail'e yanaşıyor" yaygarasına da taşınacak çok su çıkardı.
Rafael Sadi, bütün aleyhindeki dinamiklere rağmen, OdaTV iddianamesinden de sıyırdı.
Aylar geçti. OdaTV kendini toparladı. Abdullah Öcalan gibi bir katili solun doğal lideri ilan ederek yeni oyunun dengelerine oynamaya başladı ve çok ince manevralarla yeni rayına oturdu.
Rafael Sadi unutuldu, HasTürk diye bir site üzerinden, İsrail'in ne kadar melek bir devlet olduğunun yayınını yapmaya başladı. Propaganda çizgisini "Mavi Marmara'da fuhuş mu yapılıyordu?" noktasına kadar taşımasına ramak kaldı.
Ve geçenlerde Soner Yalçın, "Ergenekon" sürecinde başına gelenleri anlattığı "Samizdat" isimli bir kitap yazdı.
Yazarımız Fatma Sibel Yüksek'in bu kitaba ve Soner Yalçın'ın "Ergenekon" sürecini kendisi ile başlatan zihniyetine eleştirisini, "Soner Yalçın'ın Samizdat'ını Okurken - I " başlıklı yazısında okuyabilirsiniz.
Bu kitapta, herkese bir şekilde değiniyor Soner Yalçın.
Hele kendisini övenler kliğinden hiç kimseyi sektirmiyor; dizi mankeni Başak Sayan'ı bile "gazeteci" sıfatı ile karşımıza koyuyor.
OdaTV dalgası sürecinde yaşananlara değiniyor; İklim Bayraktar olayı ile arasına Mümtaz İdil üzerinden mesafe koyuyor. (Bkz: "Ah Mümtaz Abi Ah" sızlanmaları )
Fakat ne hikmetse, Soner Yalçın, bu süreçte sıkça gündeme gelen Rafael Sadi ve bağlantılı iddialara hiç bir şekilde değinmiyor.
Sorumlusu olduğunuz yayınla ilgili, bir yazarı üzerinden "İsrail seviciliği" suçlaması yapılacak, bu iddia herkesin diline pelesenk olacak ve siz bu konu ile ilgili bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmeyeceksiniz...
Dizi mankenlerini övme gereği duyacaksınız ama mesafe koymak adına bile Rafael Sadi olayına tek satır bile değinmeyeceksiniz....
OdaTV 'ye monte olan İsrailli Rafael Sadi vakasını savcılar görmezden geldi.
"Ergenekon sürecinin hangi maksatla başladığını bilen ender gazetecilerden biri" olduğunu iddia eden Soner Yalçın da burnunun dibinde yaşanan Rafael Sadi vakasını aylar sonra yazdığı 500 sayfalık kitapta görmezden geldi.
Bu bilinçli perdelemeler, Rafael Sadi bağlantılı İsrail teorilerini unutturacak değil, güçlendiren cinsten.
Sen neymişsin be "Rafael abi?"
Unutuldum diye üzülme, biz varız!
Açık İstihbarat
|