Padişah Genç Osman'ın Başına Gelenler - Mehmet Bacaksız
Yeniçeriler “Sultan’ın amacının Hacca gitmek olmadığını Anadolu’dan getireceği Türk askeriyle kendilerini kesin olarak tasfiye edeceğini” kuşkuya yer kalmayacak biçimde anlamışlardır. Yeniçeriler, Padişahın niyetini anlayınca isyan ederler, Sultana haber göndererek bu fikirden vazgeçmesini isterler. Genç Osman, Yeniçerilerin talepleri karşısında korkusuzca “Bildiklerinden kalmasınlar ben Hacca gideceğim” cevabını verir. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis coupons printable link discount prescription drug cardrenovation vejle renovation skive renovacialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
|
Osmanlı
Padişahlarının en bahtsızı Genç
Osman olarak da bilinen II. Osman’dır. · Devşirme ve dönme
idareciler devlet mekanizmasını ele geçirmişlerdir. Bu sebeble devşirme
ve dönmeler, Osmanlı Devleti’nde en güçlü çağını yaşamaktadır...
Türkler için Paşa, Vezir, Vezir-i Azam olmak artık tesadüflere
bağlıdır. Devşirme ve dönmelerin devleti yönetme geleneği iyice
yerleşmiş; Türklerin yetki sahibi olması adeta imkansız hale
gelmiştir... · Osmanlı hanedanı
soy olarak bozulmaya yüz tutmuştur; Padişahlar yabancı kadınlardan bir
türlü vazgeçmemektedir. · Deliler, çılgınlar
devletin başına “Padişah” olarak geçmeye başlamıştır... · Yeniçeri iyice soysuzlaşmış; iki de bir kelle istemektedir... · Din adamları, asli
görevlerinin dışındaki işlere karışır olmuştur... · Saray’da rüşvet
artmış, eğlenceler değersiz zevkler için devlet hazinesi ve halk
soyulmaktadır... Genç Osman, devlet yönetiminde gördüğü bu
yanlışların devam etmesine razı değildir. Padişah olmanın verdiği
sorumluluk ve gençliğin verdiği enerji ile bu yanlışları çözmek
niyetindedir. · Yeniçeri Ocağı’nı
kaldırıp Anadolu Türkmenlerinden oluşan yeni bir ordu kurmak, Genç Osman’ın yapmak istediği icraatların her
birisi çok büyük birer deprem yaratacak öneme haizdir. Yeniçeriler
Yeniçeriler,
Padişahın niyetini anlayınca isyan ederler, Sultana haber göndererek bu
fikirden vazgeçmesini isterler. Yeniçerilerin kendi köküyle buluşmak isteyen Genç Osman’ı engellemeye kalkışması oldukça vahim bir iştir.Yeniçeri, sonuçta kapıkuludur. Kapıkulunun efendisine isyan etmesi, şart koşması kesinlikle kabul edilemeyecek bir husustur. Yeniçerilerin
isyan etmelerinin bir sebebi içine düştükleri çürümüşlük ve yozlaşma
ise diğer bir sebebi de başlarına gelecek felaketin büyüklüğünü anlamış
olmalarıdır. Yeniçeriler,
Genç Osman’ı engellemek için “Din
gücü”nü yanlarına almak isterler... Yerlerinde oturup yöneticilik
yapmalılar” Genç Osman, Yeniçerilerin ve ulemanın talepleri
karşısında geri adım atmak niyetinde değildir. Bu nedenle kararında
ısrar eder. Başlayan isyanın nedeninin “Hacca gitmek”
fikrinden çıktığını anlatmak için Saray’a gelen başka bir ulema
heyetine karşı, -“Bu fitne erbabını siz tahrik
etmişe benzersüz gibi... Evvel sizi kırarum ba’dehu anları! Ol taifenin
tedarükü görülmüştür!” Genç Osman, bu cevabıyla son zamanlarda Yeniçeri
ile elbirliği eden mal-mülk peşinde koşan eski asil tavrı bozulan
İlmiye sınıfının temsilcilerine Ulema, Padişahtan gittikçe uzaklaşmaktadır.Ulema kendince haklı olarak kırılmıştır ve Genç Osman’ın yanında değildir! Yeniçerileri koruyan “gün görmüş” devşirmeler şimdilik Padişahı doğrudan hedef almadan biraz sert bir “fetva” ile yanındaki birkaç kişiyi görevden aldırıp bir-ikisinin kellesini koparttırıp; güç gösterisinde bulunarak Genç Osman’a “aba altından sopa göstermek” isterler. Aslında
Genç Osman’ın düşüncesini destekleyen yanında birkaç kişi vardır. “Sual : Padişah-ı cihanbanı azdurup Bey-ül-mal-i müslimüni telef ittürüp buna fitne ve fetarete sebeb olan kişilere şer’an ne lazım gelür? El cevab : Katl lazım gelür.” Şeyhülislam
Es’at Efendi’nin bu fetvasıyla Bu
fetvayı bir ulema heyeti Genç
Osman’a takdim eder... Böyle
bir olay o zamana kadar Osmanlı tarihinde görülmüş şey değildir. Ve
ondan sonra da görülmemiştir... Genç Osman’ın bu davranışı, ulema ile arasındaki
ilişkiyi iyice germiştir. Genç Osman ile ulema arasında zaten esen
soğuk yeller buz kesen bir havaya dönüşür. Bu
aşamada birdenbire ortalığa Padişah’ın “dinsiz” olduğu
dedikodusu da ortalığa yayılıverir... Bu dedikodu ile birlikte artık isyan bizzat Padişah’ın şahsına yönelmiştir! Genç Osman her konuşmasıyla kendi sonuna biraz daha yaklaşmaktadır... Bu karışıklık devam ederken Genç Osman, Ulemayı sarayına davet edip Yeniçeri’nin başlattığı isyanın nedenini iyice öğrenmek ister... Huzurundaki
din adamları şöyle der: Yeniçeriler Padişah’ı bu Hac seferine teşvik eden devlet adamlarının görevlerinden alınmasını ve iki kişinin de kellesini istemektedirler... Genç
Padişah isyanın şahsına yöneldiğini bildiği halde Hac düşüncesinden
vazgeçmiş görünmekle beraber Yeniçerinin her istediğini yerine
getirmeyeceğini ifade etmek için Genç Osman, bunları söylerken yanında
güvenebileceği bir güç yoktu. Yeniçeri
kanı bozuğunu bu aşağılık eyleme teşvik eden pek çok devşirme yönetici
ve saraylı vardı. İsyancıları
yönlendiren ise akıl hastası 1. Sultan Mustafa’nın Türk soylu olmayan
anası Haseki Sultan’dı! O şerefsiz adam isyan sırasında Vezir-i Azam olan Boşnak devşirmesi Kara Davut Paşa’dan başkası değildi! Bu
aşağılık devşirme için Yılmaz Öztuna’nın ifadesi şöyledir: Genç Osman’ın
aşağılık yeniçeriler tarafından alçakça katledilmesi Türklüğün bağrında
yüzyıllardır dinmeyen bir gönül sızısıdır! Büyük
Önderimiz Atatürk, bir daha devşirme-dönme ekibinin maskarası olmamak
için milletimize çok önemli bir uyarı yapmıştır. Bu uyarı ile yazımı
sonlandırmak istiyorum. “Aziz
milletime tavsiyem odur ki, başına geçireceği adamların kanlarındaki ve
vicdanlarındaki cevheri asliyi tayin etmekten bir an olsun uzak
durmasın! ” *Mevlüt Uluğtekin YILMAZ’ın makalesinden yararlanılarak hazırlanmıştır
|
||||