Dış Politika6 Nisan 2012 00:00

Kimin İçin Savaşacağız?-Tuncer Bahçivan

Harpakademilerinde bugün de Cumhurbaşkanı Gül konuştu. Başkomutan, kurmay subaylara çok ilginç şeyler söyledi... Ne politika ama Amerika istedi diye, bizi hiç ilgilendirmeyen sorunlara boğazımıza kadar batacağız. Onlara taşeronluk yapmak adına, bir de ordumuza hazır ol diyeceğiz! Hangi ordumuza? En deneyimli komutanlarını şaibeli biçimde içeri atılan ordumuza… escitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholabilify idippedut.dk abilify

‘Tüm komşularla sıfır sorun’un mucidi ve pazarlamacısı Dışişleri Bakanı Davudoğlu…

Bugün itibariyle o politikası tümden iflas etmiştir. Komşularla manzaramız aynen şudur:

Araplar için İsrail’le papaz olduktan sonra Yunanistan, Bulgaristan ve hatta Romanya…

Bu 3 ülke İsrail’le stratejik müttefik oldular, bilin bakalım kime karşı?

Irak yönetimi açık açık Türkiye’ye çoktan rest çekti.

Önceki gün Barzani’nin, Obama ve yardımcısı Biden ile can ciğer kuzu sarması görüntüleri yayınlandı.

Obama kim? AKP hükümetinin uğrunda Suriye ve İran ile papaz olduğu ülkenin başkanı.

Erdoğan Hükümetinin ve medyasının Suriye’ye tavrını çok iyi biliyoruz.

Dün İran’la da ipi hepten kopardılar, İran İstanbul toplantısını iptal etti.

Bununla da kalmadı liderleri hep bir ağızdan Türkiye’yi suçladı.

Peki Suriye ve İran’la bozuşmak aslında kimle bozuşmaktır?

Bildiniz Rusya ile, nitekim Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov aracılığıyla ilk ayarı çekti bile.

Böylece gelinen noktada tüm komşularla papaz olduk iyi mi?

Seneye kış geldiğinde, masa sandalye yakmaya hazır olun derim.

İran ve Rusya vanaları kapattığında başka çare kalmayacak çünkü.

***

Biliyorsunuz geçen hafta Başbakan Erdoğan Harpakademilerinde konuştu.

Konuşması gizlendi ama sızıntıları okuduk. Anladığımız dişe dokunur bir şey yoktu

Harpakademilerinde bugün de Cumhurbaşkanı Gül konuştu.

Başkomutan, kurmay subaylara çok ilginç şeyler söyledi:

“…Türkiye'nin yakın çevresinde büyük risk ve tehditler de mevcuttur. Komşumuz Suriye'de akan kan devam etmekte, Irak'ta mezhepsel temelde siyasi istikrarsızlık yaşanmakta, İran'ın nükleer programı çerçevesinde odaklanan gerilimin sıcak bir çatışmaya dönüşme ihtimali bulunmaktadır…. Bu şartlar altında Türkiye'nin gelişmeleri uzaktan izleme lüksü de yoktur…Dolayısıyla, Türkiye için diplomatik aktivizm ve askeri hazırlık bir seçenek değil, zorunluluktur. Yakın bölgemizde cereyan eden bu tehdit ve risklerin güvenlik stratejilerimiz bakımından yeni yansımaları olması da kaçınılmazdır. Bu nedenle, gelişmeleri sınırlarımızın ilerisinde yönlendirebilecek strateji ve yeteneklere sahip olmak mecburiyetindeyiz…”

Başkomutan bir anlamda “hazırol” çekti, ardından da askeri okşayan bildik şeyler söyledi.

Ne politika ama Amerika istedi diye, bizi hiç ilgilendirmeyen sorunlara boğazımıza kadar batacağız. Onlara taşeronluk yapmak adına, bir de ordumuza hazır ol diyeceğiz!

Hangi ordumuza? En deneyimli komutanlarını şaibeli biçimde içeri atılan ordumuza…

Yumuşatılmış, çitilenmiş, budanmış bir ordu ile ABD için savaşmaya hazırol!