Cumhuriyetin 100.yılına
2706 gün kaldı..

Tayyip Erdoğan Türkiye'nin emperyal vizyonunun doğu sınırını işaretleyeceği açılışı yardımcılarına bırakarak dönmek zorunda kalmıştı.

"Emperyal vizyon senin neyine. Fazla açılma, açılırsan seni içeriden çıkamaz hale getiririz" mesajı anlamak isteyene net olarak verildi.

Türkiye'nin emperyal vizyonunun doğudaki alıcı ucu "KARDEŞ" Moğolistan'dan geziyi bırakıp dönmek kolay ama, aynı vizyonun batıdaki verici ucu  "ABİ"'nin yanındayken geziyi kesip dönmek o kadar kolay değil.

Böylece Uzun Kemer, Kovuk Kemer, Güzelce Kemer, Mağlova Kemeri ve Müderrisköy kemerlerinden oluşan bu muazzam su tesisleri kompleksi ortaya çıktığında İstanbul'un uzun yıllar su ihtiyacı karşılanmış olacak, şehre göç başlayacaktır.

Hatta Kanuni, Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi'nin bu kadar suyu şehre akıtmanın bir yerde kötü olduğu, insanların bu yüzden İstanbul'a hücum edecekleri uyarısıyla dahi karşılaşacaktır.

ABD sistemi işte bu "periyodik savaş" süreci üzerinden soluk alır.

ABD'nin geçiş yapmaya çalıştığı "sürekli savaş" doktrini bu soluk temposunu bozan ve sistem içi dengeleri yeniden dizayn etmeyi gerektiren değişimi ifade ediyor.

Fakat "sürekli savaş", "periyodik savaş" doktrininde olduğu gibi sisteme nefes alacağı o kritik aralığı sağlamadığı için bir çok sorunu da beraberinde getirmekte.

Yolsuzlukları tartışıyoruz. Vodafone'a giden Telsim'i, hisseleri kural dışı satılan Turkcell ve diğer yanlışları konuşuyoruz. Fındığın, pancarın, çayın, tütünün, pamuğun çökertilişinden yakınıyoruz. Topraklar satılır mı diye haykırıyoruz.

- Bunlar acaba bilgisizlikten, cehaletten yapılan yanlışlar mı?

- Galataport'taki usulsüzlük olmasa, ''usulüne göre yapılsa'' sorun çözülecek mi?

- Telsim'de rekabete uyulmuş olsa ''işin özündeki sorunlar'' düzelir mi?

Bütün bu meseleler mikro düzeydeki sorunlarmış gibi çözüm aranıyor. Ayrı ayrı değerlendiriliyor. ''Mikro'' çözümler, makroda bizi çözüme götürmez.

Avukat Arslan’ın mensubu olduğu ‘kontrolsüz gruplar’ olarak tanımlanan çeteler asla başıboş değildir. Her çetenin içinde bir devlet vardır.

Metin Kaplan, 12 Eylül öncesinin aktif eylemcilerinden birisi. Ülkücü kökenli Kaplan, 1975’te bir siyasi cinayetin faili olduğu gerekçesiyle 19 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılır. 10 yıl 5 ay 22 gün süren hapis hayatının ardından 1986’da tahliye edilir. O günden bu yana hayatını yazı yazarak ve araştırma yaparak kazanan Kaplan “derin devleti” iyi bilen isimlerden birisi olarak kabul ediliyor. “Matruşka”, “Corps” ve “Desise” kitaplarının yazarı olan Kaplan, 17 Mayıs 2006 tarihinde Ankara’yı kana bulayan Danıştay saldırısını “çok iyi planlanmış bir kışkırtma” olarak yorumluyor. Faillerin tıpkı 12 Eylül öncesinde olduğu gibi iyi planlanmış bir senaryonun aktörleri olduğunu söyleyen Kaplan operasyonun siyasi, ekonomik ve bölgesel mesajları olduğunu düşünüyor. “Amaç 1979’da olduğu gibi İran’a yönelik operasyonlar için ülke içinde şiddetin artırılmasıdır.” diyen Kaplan, Türkiye’yi darbeye iten olayların CIA tarafından planlanıp ülke içindeki kontrolsüz gruplar eliyle gerçekleştirildiğini anlatıyor.

Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde, konu ile ilgili soruyu; ‘ABD ile ilişkilerimiz, bazı olaylarla bozulmayacak kadar derin anlamlar içerir’ mealinde sözlerle yanıt veren BAŞBUĞ terfi etse ne olur; boynuna ABD tarafından üstün hizmet ve liyakat madalyası takılan BÜYÜKANIT terfi etse ne olur? Ne değişir?
Peki bu telaşın sebebi ne?:
Birincisi; Genelkurmay Başkanı BÜYÜKANIT değil de BAŞBUĞ olursa bir sonraki dönemde Genelkurmay Başkanı’nın ya Hava Kuvvetleri ya da Deniz Kuvvetleri komutanı olma olasılığı gündeme gelebilir. Bu da teamüllere (!) aykırı olur…
İkincisi; Bu operasyon ümitli pek çok kişinin ümitlerinin sonu ve üst kademenin 2 yıl gençleşmesini getirir ki. Bu iç yapıda çok büyük sıkıntılar doğurur, hesaplar bozulur…
Üçüncüsü ve en önemlisi; BOP için Ağustos 2006’dan sonra ABD’nin yapacağı operasyon, harekat ve savaşlar için gerekli ve zorunlu sacayağın bir bacağı kopmuş olur. RTE, bu konuda BÜYÜKANITSIZ kalır…

    Ne kadar uğraşsak, görmezlikten gelmeye, başka şeylerden bahsetmeye çalışsak “asker” gündemin başköşesine oturuveriyor.

            Bakın son iki günün “olaylarına”.

1.                          1000 yılın en büyük rezilliği “çuval” olayına müdahil olan “paralı tercüman” iki “Türk”, Amerika’dan sığınma istemiş, kabul edilmiş ve Associated Press’e konuşmuşlar.

Öyle anlaşılıyor ki, bu pilav daha çok su kaldıracak..

2.                          KKK Org. Büyükanıt’a Amerika’da “Katibim” şarkısı eşliğinde Liyakat Madalyası takılmış..

Türkler bin yıldır bu coğrafyada yaşıyor. Koskoca Osmanlı Devleti'ni kurmuşlar. Arkasından Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş. Hem de dönemin en güçlü sömürgecilerine, Avrupa devletlerine rağmen. Ve geldiğimiz bugünde Avrupa ve ABD, eski hesapları yeniden masanın üzerine çıkarmaya başlamış. Türkiye'yi sıkıştırıyorlar.

Cumhuriyetin kuruluşunda (ve felsefesinde) bulunan iki temel unsur şunlardı:

1) Cumhuriyetin anti-emperyalist kimliğinin korunması,

2) Cumhuriyetin sentezci kimliğinin sürekli yaşatılması.

Bu ikisi çelişkili gibi görünse de, beraber yaşamak ve uygulanmak zorundaydılar.

AKP Hükümeti’nin ABD ile ilişkileri düzeltmek için sarıldığı son “yılan”ın Washington’daki “Yahudi Lobisi” olduğu anlaşılıyor. Çünkü tam, “Türkiye ABD ilişkileri galiba düzeldi!” derken Bush Yönetimi’nden ya da yakın çevresinden birisinin çıkıp, Türkiye’yi “suçlayan” zehir zemberek açıklamalar yapması adeta bir gelenek oldu. Bu da Türkiye’deki her “doz”dan Amerikancıyı şaşkına çevirmiş durumda. Hani denir ya, adamlar ne yapsa yaranamıyor! Sonunda iş; “Neden Türkiye’nin halkı Amerikalıları sevmiyor? Neden Yahudi düşmanlığı artıyor? Hükümet ve basın neden bunlarla uğraşmıyor?”a kadar geldi. Yani sorun, hükümetin, “Alın şunu da bu işi düzeltelim” demesini çoktan aşmış bulunuyor.

Hâlâ yüzde 3'ün altında seyreden ABD Merkez Bankası'nın faizleri devlet borç senetlerine yüzde 17 faiz ödeyen Türkiye'yi niçin tedirgin etsin?

Yüzde 17'lik kâğıtları terk edip yüzde 5'lik kâğıtlara niçin gitsinler?

Amerika doların değer yitirmesinden ve yükselen faizlerden şikâyetçi görünmüyor. Bu durumun dünya ekonomisine istikrar getireceği beklentisi yanlış mıdır?

Tarihte ilk kez Amerikan imparatorluğunun en tanınmış simgesi CIA'i dağıtarak, Pentagon'un istihbarat yetkisini budayan plan sunuldu. Beyaz Saray planı inceliyor.

2/15/2015 6:47:49 PM
Daha neler göreceğiz kimbilir...
İç Politika

Kim bu Tayfun Karlıbel...

Yıllarca karaladığın insanlara şimdi destek ver...daha da vahimi, bu insanlar senin desteğinden medet umsun... Çok yazık!


CHP'yi bölüp AKP'ye çalışma projesi olan Vatan-İşçi Partisi girişimine destek verene bak...

2/9/2015 12:42:19 PM
Sih Samil'in Iletisim Kazalari
İç Politika

Bir iletisim kazasi aninda Samil

Hayatin iletisim kazalari geçiyor Samil Tayyar... tek sorun o iletisim kazalari hep baskalarinin hayatina mal oluyor , sen ise seyr-ü sefa içinde yasamaya devam ediyorsun... bu kaçinci 1. Numara...


Paralel yapinin leskerleri ve yeni ortaklari, baktim bir iletisim kazasi üzerine egleniyor. Madem sevdiniz tekrarliyorum, haydi birlikte RT

12/11/2013 1:11:51 AM
Çakallarin Kavgasina Doyum Olmuyor
İç Politika

Bir zamanlar kardestiler..

Simdi kendileri zebra; yillardir yataklik yaptiklari zalim arslan oldu... Çakallarin bu kavgasi bizi daha çok eglendirecek.


. Sabah ve refiklerinin durumu su karikature benziyor..

11/27/2013 9:21:06 AM
Bunlar Çevik Bir'i Çirak Çikartir
İç Politika

Koca aslanin düstügü hallere bak

Iktidar kavgasinda AKP yanagina düsmüs Fatih Tezcan , 28 Subat'in sembol ismi Çevik Bir'in bile etmeyecegi laflar ediyor. Sonuçta Çevik Bir bazi tarikatlari harcarken bazilarinin kiymetini bildi. Bunlar ise biz ulusalcilar kiskandiracak kadar tarikat düsmani oldu. Ey iktidar; nelere kadirsin.


Su mütecaviz ve acinasi tavra bakin, yazik! “:Sorun egitim degilmis.

11/26/2013 11:38:58 AM
Seçici Vicdanin Eli Kanli Olur
Dış Politika

Türk'ün Bayragi Her Yerde Saldiri Altinda

Dibimizdeki Türkmenler öldürülürken Davud'unoglu ne düsünür? ABD izin verirse en azindan görüntüyü kurtarmak için bir iki laf eder mi?


Bir arkadasim facebookta paylasmis ne dogru..paylasmadan edemedim..!

11/6/2013 12:30:03 PM
Gözünü Dikmedigi Yer Kaldi mi?
İç Politika

Evleri hallettikten sonra sira tuvaletlerde

Tayyip Erdogan'a yönelik son zamanlardaki en dogru ve sembolik betimlemelerden biri olarak dikkatinize sunuyoruz. Artik gözünü evin içine diken biri daha iyi tarif edilemezdi.


Çok güldümmm:)))Cuk oturmus...

11/3/2013 4:32:23 AM
Beklenen Manset Geldi...
Medya

Eglenmeyi bilene domuz çok

Beklenen manseti Türkiye atti...hani su Türklükten istifa edip, kendine demokrat makyaji yapan cemaat gazetesi. Komplo teorisini sakillikle karistirinca ortaya çikani kagida sivarsaniz karsiniza bu gazete çikar.


Imdat seysini Gezi'ciler çekmis!

11/2/2013 12:40:29 PM
CHP'yi Parçalama Operasyonundan Son Fotograf
İç Politika

Insan celladina bu kadar mi sarilir

Kurdu ile yemek yiyen kuzu..Bu Kiliçdaroglu ; bir baldiri çiplakla geldi, bir baldiri çiplakla gidecege benziyor..


Beklenen bulusma! CHP lideri Kemal Kiliçdaroglu, Mustafa sarigül ile kahvaltida bulustu. Iste o fotograf

10/30/2013 11:19:15 AM
Bu Ülkeye Fasizm Neden Gelmez?
Yurdum İnsanı

Tam AKP bürokrati olacak adam

Fasizm ciddi bir rejimdir.Bu ülkede Erdogan'a ragmen fasizmin tutmayacaginin garantisi iste bu insan malzemesidir...Asrin projesini asrin yayayoluna çevirirken, insani kahkahalara bogar; yerin altinda bile mutluyuz propagandasi yapar.


Basbakanin despotu bürokrati saçmalatir.TCDD Gnl. Md. :"Ariza yok. Biz vatndaslarimizla yerin altinda çok mutluyuz, isteyen gelisin

10/26/2013 5:49:11 AM
Melih Gökçek'in Istanbul Subesi Niyeti Bozdu
İç Politika

Yersen...!

Sarigül'den ilk açik mesaj geldi...CEBIT fuarini gezerken, ampul onunde mesajini verdi arkadas! Her ampulun bir ömrü varmis..degistirmek gerekirmis..Melih Gökçek'in Istanbul subesine hazir olun; anlasilan o ki niyeti bozdu.


Her ampulün bir ömrü var, vakti gelince degistirmek gerekir. Cebit Bilisim Fuar'ini gezmeye devam ediyorum.

Hatırlamak Direnmektir!

"Türkiye'nin yönetim sistemi bu anlamda değişmiştir.Şimdi yapılması gereken bu fiili durumun Anayasal olarak kesinleştirilmesidir" diyerek Anayasal sistemi emrivaki ile değiştirip ihlal ettiğini, anayasal suç işlediğini Rize'de yaptığı konuşmada RTE açıkca kabul edeli...
262 Gün Oldu...

Bir zamanlar "Kahraman" savcı zannedilen Zekeriya Öz hakkında çıkarılan tutuklama kararı sonrası , Sarp sınır kapısını kullanarak Gürcistan üzerinden Ermenistan'a kaçalı ...
265 Gün Oldu...

AKP seçimlerde %41 oy alarak, Meclis'te hükümet kurma çoğunluğunu kaybedeli...
330 Gün Oldu...

Savcı Selim Kiraz, Berkin Elvan'ın katillerini bulma yolunda iken AKP değirmenine su taşımak için DHKP-C maskeli "Gladyo" tarafından katledileli...
398 Gün Oldu...

Melih Gökçek, Bülent Arınç'ı "Paralelci" olmak; Arınç'ta Gökçek'i Ankara'yı parsel parsel satmakla suçlayan meşhur polemik yapılalı...
406 Gün Oldu...

Bülent Arınç, RTE-Hükümet çatlağını ayyuka çıkaran, "Cumhurbaşkanı Hükümet işlerine karışmamalı" çıkışını yapalı...
407 Gün Oldu...

Starbucks, Ermeni diasporasının baskısı üzerine, tanıtımlarından Türk bayrağını kaldıralı...
436 Gün Oldu...

RTE, Latin Amerika gezisi planlanmayan şekilde Houston'a inip spekülasyonlara sebep olalı
442 Gün Oldu...